yogun-sosyal-medya-kullaniminin-5-zarari

Yoğun Sosyal Medya Kullanımının 5 Zararı

Sosyal medyayla ilişkin nasıl? Telefonun hep elinin altında mı? Bildirimlerinin ne kadarı açık? Bazen çevrimiçi-çevrimdışı dengesini tutturamadığın oluyor mu? Senin için geçerli değilse bile bu durumu yakınlarında gözlemlediğinden eminim. 

Peki yoğun sosyal medya kullanımının zararları neler?
 

İmdat, Videodan Çıkamıyorum!

Ne hüzünlü görüntüdür; sağa tıklamalara doyamadığın, sonraya da erteleyemediğin Instagram hikâyeleri yüzünden priz başında sanki kendini şarj ediyormuşçasına park edip kalışın. Veya ışığı Güneş'e göre otomatik olarak ayarlanmış ekranından “çıkamadığın” bir YouTube videosunu izlerken küçük engellere toslayışın. Ya da Twitter'daki bir bilgi selinin sonunu getireceksin derken ineceğin durağı kaçırışın. Sanki bazen şu sosyal medya işini abartıyoruz. Aktif bir içerik üreticisi olmadan da başkalarının ürettiklerini izlemek, takip etmek çok zevkli; haklısın. Sadece tadında bırakmayı da öğrenmek mi gerekiyor ne? Çünkü her şeyin olduğu gibi sosyal medyanın da fazlası zararlı. Ben demiyorum, uzmanlar diyor. :)
 
Tüm bu şakaları bir kenara bırakıp nörologlara ve doktorlara kulak verelim mi? Çünkü onlar gezegendeki her şey gibi bu bağımlılığın nedenini de biliyorlar.
 

1. Depresyona Hoş Geldiniz

UCLA Brain Mapping Center'daki (Kaliforniya Üniversitesi'nde beyin haritalamalarıyla uğraşan merkez) nörologların dediğine göre[1] paylaşımlara gelen beğeniler, beyinde neredeyse sarhoş edici bir etkiye sahip. Beynin ödülle ve ödüllendirilmeyle ilgili bölümü, beğeni gördükçe ışıldıyor ve paylaşılan gönderi beğenildiğinde (özellikle yaşıtlar tarafından) kişi de içeriğinden bağımsız olarak o gönderiyi beğeniyor. Beğenilmediğinde ise paylaşan da paylaştığından çok memnun olmuyor ve eğer uyanık hâlini elden bırakırsa bu iş beğenilmeme hissine, oradan depresyon başlangıcına kadar ilerliyor. Hiç bol sayıda beğenisi olan bir gönderiyi çok sevmesen de beğendiğin oldu mu? Uzmanlar bunu da beğenilme ve onaylanma motivasyonunun bir getirisi olarak açıklıyor. Bu etkileri ergenlik çağındakiler daha çok yaşıyor. Yapılan araştırmada beyni MR makinesiyle izlenen gençlerin beğeni aldıklarında çikolata yemişçesine ya da bir piyango kazanmışçasına mutlu olduğu gözlemlenmiş.

2. Beklentilerimden Arınmayı Bekliyorum

2. Beklentilerimden Arınmayı Bekliyorum

İnternette, hayatın içinde yaşanan olağan bir akıştaki özgün olay ve hâllerin yerine kurgusal boyutu daha ağır basan görüntülerle karşılaşılıyor. Bu durum bazen hayata dair çok da gerçekçi olmayan beklentilere girmeye neden olabiliyor. Hayattan sosyal medyada gördüğüne benzer deneyimlerin beklentisine girip bunları gerçekleştiremediğinde mutsuzluğa kapılabiliyorsun. Kimi zaman gerçeklik algının bozulduğunu bile düşünebiliyorsun.
 

3. Acaba Şu An Neler Kaçırıyorum?

FoMO'yu duydun mu? "Fear of missing out" ifadesinin ilk harflerinden oluşan FoMO, "fırsat kaçırma korkusu" anlamına gelen bir sosyal kaygı çeşidi. Başkalarının sosyal medya hesaplarını gördüğünde onların yapmakta olduğu aktiviteleri kaçırdığın hissine kapılıyorsan, yeni trendleri, güzel mekânları ve herkesin bahsettiği o yeni diziyi aynı anda takip edeceğim diye amansız bir maratona giriyorsan yaşadığın şeyin adı FoMO olabilir. Yoğun sosyal medya kullanımı bu anksiyete hâlini körükleyebiliyor.
 

4. Uykum Kaçtı

Günümüzün en popüler sorunlarından biri de uykusuzluk. Sosyal medya ile uykusuzluk arasında net bir neden-sonuç ilişkisi olmasa da uzmanlar bu ikilinin birbirine bir biçimde bağlı olduğundan emin. Her şeyden önce sosyal medyanın artırdığı depresyon ve stres, insomnia'nın da etkenleri arasında. Bunun yanında telefon ve bilgisayar ışığı özellikle geceleri bizi fiziksel olarak epeyce yorabiliyor. Bu da vücudumuzun günlük ritmini (sirkadiyen ritim) olumsuz yönde etkileyerek uykumuzu kaçırabiliyor.
 

5. Doktor, Şuram Ağrıyor

5. Doktor, Şuram Ağrıyor

North American Spine Society'nin yayını The Spine Journal'a göre[2] son yıllarda artan boyun ve sırt ağrıları ile sinir zedelenmelerinin nedeni, vücudumuzun telefon kullanırken aldığı tuhaf şekiller. Hatta bunun “text neck” (mesaj boynu) diye bir ismi bile var. Fakat yakın ilişkiden mahrum kalınca yaşadıkların da bunlardan farklı değil. Salzburg Global Media Academy'nin 10 ülkeden 100 kişiyle yaptığı 'Unplugged' adlı araştırmaya göre[3] bir gün boyunca teknoloji ve iletişimden mahrum bırakılan 5 öğrenciden 4'ü, fiziksel sıkıntı, panik, kafa karışıklığı ve yalnızlık hissi yaşıyor.
 

Sen Yine de Şarjsız Kalma

sen-yine-de-sarjsiz-kalma

Sosyal medya kullanımını azalt ama aranınca da kimseye “ulaşılamıyor” sinyalini verme. İşte telefonun ve tabletin için en iyi 3 power bank:

  • Anker Powercore II: İpincecik bir kasası olan Anker Powercore II, tam 10.000 mAh'lik bir pil performansına sahip.
  • Trust Urban Primo: Fiyat-performans açısından oldukça iyi alternatifler sunan Trust Urban, 10.000 mAh'lik Primo modeli ile telefonunu 40 ekstra saat için sorunsuz şarj edebilir.
  • TTEC 2KS14S Air Charger Proc: Kablosuz bir şarj aleti arıyorsan tüm markalarla uyumlu ve 2 yıl garantili TTEC air Charger senin için iyi bir alternatif olabilir.

Sana daha iyi bir alışveriş deneyimi sunulabilmesi için sitemizde çerez konumlandırmaktayız, kullanmaya devam ettiğinde çerezler ile toplanan kişisel verilerin Veri Politikamız - Bilgilendirmelerimizde belirtilen amaçlar ve yöntemler ile mevzuatına uygun olarak kullanılacaktır.